‘neden çizim yapmıyorsun?’ diye sürekli soran insancıklar size söylüyorum bak! sormayın artık. malzemelerimin hepsi kütahya’daki evim de. markörlerim olmadan yaşamımın bir rengi olmuyor. bu ay alıcam hepsini sonra çizerim amınakoduklarım tamam mı!
-
-
muhteşem rüyalarım.
merhaba
beni yakından tanıyanlar bilir, dünyanın en saçma ve en komik rüyalarını gördüğümü..
sabahları uyandıktan sonra 15 dakika kendime gelemiyor ‘vay amınakoyayım bu da mı gelicekti başıma rüyamda’ diye gülüyorum… artık nasıl bir bilinç altım varsa Allahlık yani.
neyse işte yine rüyamda Arminciğimi gördüm. bu yaz godskitchen ile gelemediği için fazlasıyla üzülmüş olmalıyım ki rüyalarıma kadar geldi sağolsun. lakin film çekmiş onun tanıtımına gelmiş. göt kadar sinema salonu. ben diyeyim 50 kişi sen de 70 kişi var yok. samimiyiz işte bizbizeyiz. oda beni görmeye gelmiş (nasıl bir ego varsa ayaklarıma kadar çağırıyorum adamcağızı ). yalnız çok güzel di ya film çok sıkıcıydı, rüyamda bile uykum geldi. en iyi hatırladığım armin le uzun uzun konuşuyorduk karşılıklı.. çok ilginçti yani. gerçi en son Armin i rüyamda gördüğümde bize oturmaya gelmişler hemde Jochen (miller) la birlikte. evde güzel güzel çaldılar falan çok eğlenmiştik. hatta yöresel yemeklerden yapmışım öyle bir ortam vardı, komikti ^^ (türkmisafirperverliğimdendevazgeçmiyorum)sonuç olarak rüya gerçeği gibi olmasa da yine tatmin ediyor ya.. bi benno yu göremedim göremedim. yanarım yanarım ona yanarım…. bu kadar.
-
[Flash 9 is required to listen to audio.]
-
[Flash 9 is required to listen to audio.]
-
[Flash 9 is required to listen to audio.]
-
[Flash 9 is required to listen to audio.]
-
[Flash 9 is required to listen to audio.]
-
kafam attığında kendimi bir parçaya kitleyip saatlerce kilometrelerce yürürüm yürürüm… anca atarım sinirimi çünkü. düşünmem ama sadece yürürüm sigaranın zehirini ciğerlerime çekerek adım adım öldürürüm kendimi…
düşünürken daha hızlı ölüyorum. yaşamla ölüm arasında kaldığım için ne düşünüyorum ne ölüyorum sadece nefes alıyorum insan gibi… -
http://nutellatanrisiaskina.tumblr.com/post/21973792104 →
Uçuk mavi dolaplı ufak mutfaktayız, bu sefer. Bir kadın, saçları ev hali, topuzu biraz aşağı sarkmış, üzerinde büyük bir tişört kalçalarını anca örtüyor, belli ki adamın, önlüğü belinde, bir şarkı mırıldanıyor, arada kendini kaybedip çırpıçıyı mikrofon niyetine kullanıyor, parmak uçlarında dans ediyor. Keyfi yerinde, sevdiği adama incirli kek yapıyor. İki yumurta pudra şekeriyle çırpılıyor, iyice çırpılıyor, yaramaz birkaç damla tezgaha fırlıyor. İncirli süt ekleniyor ardından biraz yağ, biraz daha çırpılıyor, biraz daha. Kadın sevmiyor süt kokusunu, burnu kırışıyor fakat şarkılarını aksatmıyor. Aldığı kadar un ve kabartma tozu, tekrar çırpılıyor, etraf beyaz bir toz oluyor, güneş ışığı düşüyor kadının yanaklarına, gözlerini kısıyor, bir korna sesi ve çocuk bağırışları geliyor kulağına, biraz daha çırpılıyor. Kadın yoruluyor ama ne şarkı söylemekten vazgeçiyor ne dans etmekten ne de sevdiğine yaptığı kekten. İşte hazır, fırın ayarlanıyor yüzseksen dereceye, kek kalıba dökülüyor ve fırına yerleştiriliyor özenle. Yorgun gülümsemesiyle keki pişmeye bırakırken kadın, yeşil çay yapıyor kendine, iki kişilik masadaki yerine oturuyor, bir kitaba başlıyor, Tunalı gezmelerinin birinden alınmış kitaba. Keke göz atıyor arada, kokusu doluyor küçük mutfağa. Kekin pişmesine beş kala, kapıda anahtar sesi duyuluyor. Kadın kitaptan kaldırmıyor başını, fakat kalbinden gelen gülümsemesi dudaklarına oturuyor. Adam sevdiği kadının evde olduğunu biliyor, sesleniyor bir iki kere, cevap yok, mutfak kapısına geliyor, duraklıyor, içerdeki kek kokusu ve sevdiği kadın birleşince aşklarının ilk zamanlarındaki coşkusu gelip tam şurasında beliriyor. Kadının sandalyesinin arkasına geçip boynundan öpüyor, omzundan. Beline doluyor kollarını, dudakları kulağına değiyor, iki kelime, kadının içi ürperiyor, tatlı bi his geziniyor içinde. Sonsuza kadar kalsalar böyle yadırgamayacaklar, fakat kek izin vermiyor. Keki çıkarıyor adam fırından, sevdiğinin ellerinin yanmasını istemediğinden, ona kıyamadığından. Dinlenmeye bırakılıyor kek dumanı tüterken, keki yemeden önceki o araya bir çay demelemesi ve birkaç uzun öpüş sıkıştırılıyor.